28 Ocak 2009 Çarşamba

uykusuzluğun verdiği


donukluk ile geçirebildiğim sabahlar ve ders saatleri..


çok aptal bir rüya gördüm ama bundan söz etmeyeceğim.. şu an söz etmek istediğim tek şey yemek yedikten sonra içine düşüyor olduğum boşluk hali ve amaçsızlık..


şu günlerde pek yemek yemek istemediğimden ötürü bu boşluk ve amaçsızlık halini yaşıyor durumdayım.. ve bir yandan da sağ elimin en sağ kısmını , yataktaki anlamsız bir gerinme esnasında incitmiş olmak canımı sıkıyor ; çünkü en basitinden çantamın askısının altında kıvrılan montumu düzeltemiyorum..


ellerim ve gözlerim olduğu için seviniyorum


ve yaşasın sonsuz boşluk,sizler benim kuarklarımdan gelmesiniz..

sizi bazen sevgi bazen nefretle kucaklıyorum

ama hep kucaklıyorum


nadiren de olsa insanlara beslediğim sevgiden ötürü kuarklarımla anlaşmazlık yaşıyorum

onlar bana sonsuz boşluğun sembolü oldular ve biraz da nesnelerle aramdaki ilişkileri güçleştirdiler..

ama yaşasın varoluş sancısı!

yaşasın sonsuz değişken varoluş hallerindeki kuarkların tutarlılığı!


ve sizi sevmiyorum ey kavmim

yakın beni.

11 Ocak 2009 Pazar

for the Memoirs of Anne Boleyn

These bloody days have broken my heart,
My lust, my youth did them depart.
For your wit alone many men would bemoan,
And since it is so, many still cry aloud.

It is a great loss that you are dead and gone,
A time you had above your poor degree,
Before whereof your friends may well bemoan,
A rotten twig upon so high a tree has slipped your hold
And you are dead and gone.

These bloody days have broken my heart,
My lust, my youth did them depart.
And blind desire of ambitious souls,
Who haste to climb seeks to revert and about the throne
The thunder rolls.

These bloody days have broken my heart….



Thomas Wyatt


3 Ocak 2009 Cumartesi

saat 07:22

hala sarhoşum ve işe gidiyorum