arms feel weird
wah wahhhh
bi varsınız bi yoksunuz ulan
aslında yoksunuz
28 Temmuz 2009 Salı
24 Temmuz 2009 Cuma
that is a secret universe
zaman farkları ve mesafeler. burda saat 1 oralarda 4 sabaha karşı. Ben öğleni yaşıyorum. Gelecekten geliyorum evet. Ben daha yaşlıyım,bunu ben istediğimden değil. güzellik önemli. Siyasi duygularını öldürdüler bu ülkenin. Kraliçeler aldatılırlar,kaderleri böyledir fakar Bir kraliçe aldatılsa da güçlüdür aldatılmasa da. Üremeye son verilsin. Süratle çürümektir yaşamak.
Deniz dalgalı yine. en son elimi tuttuğunda zemin beyazdı ve bir şeyler taşıyordu içimden. Oysa böyle bir şey olmamıştı,ben hayal etmiştim,rüyamda dokumuştum bu anıyı kendi kendime edinmiştim. yetersizdi. gerçeklikten uzaktım,uzak kalmayı seçiyordum. kim gelip elimi tutsa anlam veremeyecektim çünkü. .garipseyecektim o eli,o et kemik yığınını. ne işi olabilirdi o et kemik parçasının benim et kemik yığınından olma elimde? tüm bunlar saçmaydı. böylesine bir olayda herhangi bir duygulanmaya gerek yoktu. Bir elin benimle ne ilgisi olabilirdi ya da bana sevgiyle bakan gözlerin? Ben o dünyada yaşamıyordum hem,etlerin ve kemiklern dünyasından uzaktım. ben karanlıkta filan da değildim;kendi aydınlığımda devam ediyordum yoluma. bazen kısa devre yapabilirdim.bu normaldi. böbreklerim ağrıyor. Dünya çok dar. Yeryüzü denizde boğulan birinin ağırlığını taşıyamıyor bence. Bu yüzdendir ki yarısı yendi dünyanın.bir Moğol çılgınlığıyla ısırdı elinde tuttuğu küreyi dev ve gülümsedi. onun bu acımasız tutarlılığını sevdim. Bir böcek gibi ezsin beni diye bekledim. Nedense yapmadı. Sanırım doymuştu. ve zaten
ben bir şey yapmadım.
Deniz dalgalı yine. en son elimi tuttuğunda zemin beyazdı ve bir şeyler taşıyordu içimden. Oysa böyle bir şey olmamıştı,ben hayal etmiştim,rüyamda dokumuştum bu anıyı kendi kendime edinmiştim. yetersizdi. gerçeklikten uzaktım,uzak kalmayı seçiyordum. kim gelip elimi tutsa anlam veremeyecektim çünkü. .garipseyecektim o eli,o et kemik yığınını. ne işi olabilirdi o et kemik parçasının benim et kemik yığınından olma elimde? tüm bunlar saçmaydı. böylesine bir olayda herhangi bir duygulanmaya gerek yoktu. Bir elin benimle ne ilgisi olabilirdi ya da bana sevgiyle bakan gözlerin? Ben o dünyada yaşamıyordum hem,etlerin ve kemiklern dünyasından uzaktım. ben karanlıkta filan da değildim;kendi aydınlığımda devam ediyordum yoluma. bazen kısa devre yapabilirdim.bu normaldi. böbreklerim ağrıyor. Dünya çok dar. Yeryüzü denizde boğulan birinin ağırlığını taşıyamıyor bence. Bu yüzdendir ki yarısı yendi dünyanın.bir Moğol çılgınlığıyla ısırdı elinde tuttuğu küreyi dev ve gülümsedi. onun bu acımasız tutarlılığını sevdim. Bir böcek gibi ezsin beni diye bekledim. Nedense yapmadı. Sanırım doymuştu. ve zaten
ben bir şey yapmadım.
23 Temmuz 2009 Perşembe
stream of consciousness
Oturuyorduk ve bir yerlerdeydik ama ne bilmiyorum,neresi veya kim,kimse yok aslında. Orman gibi de değil,neden oluyor bu bana? Bana ne olduğunu da bilmiyorum. Uzanıyorum ve mutsuzluk . ve bu bir tercih; mutlu da olabilirim pekala ama mutsuzluğu tercih ediyorum. Yüz kaslarıma eziyet olsun diye. Sigara içen bir kadın.tahta ve masa ve hayaletler. Dış dünya ile iç dünya arasındaki sınır kalkmak üzere ve bir beyin sızısı yok. Sadece ifadesizlik yığını,karışık her şey. Havada küçük beyaz noktalar görüyorum,nokta zaten küçük olur. Budist misin? Hayır. Reankarnarson da nesi? Post modern bir dünya bu. Ama dünya. Neresinden baksan dünya; yarısı yenmiş devler tarafından,virüs yayılıyor. kusma ve ishal. Bir büyü yapıldı ve gerçek gözleri önünde artık. Çürüyoruz kısaca;nedenli ve nedensiz. Bir boşluk ve düşmanlık ille de. kendi kendimizin düşmanıyız fakat etrafımızdakilerle savaşıyoruz. İşte adalet böyle yok oldu. Dünyanın yarısı böylece bir dev tarafından ısırıldı. Bir kelebek kanat çırptu ve işte bunlar oldu. O kelebeği ben o an yakalasam yine bunlar olurdu,kimler ölürdü? neden. bugün her şeyden nefret ediyorum.Gözler kalbin aynasıdır,dediler. Aklımda kaldı. İman eksikliği,oysa peygamber gibi biriydi. Defterler,yazılmak için defterler. Okunmak için yazılar. Yazılmak için defterler,defterler için kağıtlar,kağıtlar için kalemler,kalemler için tahtalar,tahtalar için ormanlar,ormanlar için hassasiyet,hassasiyet için sevgi,sevgi için?
buna cevap bulamıyorum.ve oturuyorduk.Karıncalar geziniyordu oturduğumuz yerde.Zemin beyazdı.Ev mi sokak mı bilemiyorum. Yürümeye başlamıştım. Ev olamaz ama ben beyaza kitlenmiştim.Zemin beyazdı. Onlar bir şey tüketiyordu,zararlı. Kimyalarını bozmak için. beyin fonksiyonlarına bir isyan. Huzur verecek bir müziğe tahammülüm yok şu an. Neşeye de. Bir o kadar kedere de. Neye tahammülüm var ben de bilemedim. Hiç bir şarkıyı dinleyemiyorum. Neredeyse varoluşsal bir kriz. Hemen hemen buna yakın ama tam olarak değil. Bu zarftaki derecelendirmenin anlamını ingilizcedeki bir kelimeyle daha iyi verebilirdim gibi geliyor. hemen hemen ya da neredeyse demek yetersiz. Hisleri anlatmada bir kaç dil birden kullanılmalı. Kelimeler yetmiyor bazen ya da ben iyi kullanamıyor olabilirim. Biz orada yürümeye başlamıştık.Elimi tutmuştu sanki ,ben öyle hayal etmiş de olabilirim.Hayal kurmaya ihtiyacı oluyor insanın.Saçlarım uçuşuyordu. Zemin beyazdı.Sanki ağlayacak gibi olmuştum.Neredeyse rüzgara kapılıp gidecekti içimdeki bir şeyler. O derece taşıyordu bedenimden hissettiklerim.Sonrası ne olacaksa? Saçlarım dağılıyor rüzgardan. Başka bir gün yine aynını yaptı onlar,ben de eşlik ettim. Saç telimizi koparsalar anlayacaklardı.Hayır bu yetmezdi. Zemin neden beyazdı? Bir açıklaması yok.Dünya neden üstüme geliyor. Ben bir şey yapmadım.
buna cevap bulamıyorum.ve oturuyorduk.Karıncalar geziniyordu oturduğumuz yerde.Zemin beyazdı.Ev mi sokak mı bilemiyorum. Yürümeye başlamıştım. Ev olamaz ama ben beyaza kitlenmiştim.Zemin beyazdı. Onlar bir şey tüketiyordu,zararlı. Kimyalarını bozmak için. beyin fonksiyonlarına bir isyan. Huzur verecek bir müziğe tahammülüm yok şu an. Neşeye de. Bir o kadar kedere de. Neye tahammülüm var ben de bilemedim. Hiç bir şarkıyı dinleyemiyorum. Neredeyse varoluşsal bir kriz. Hemen hemen buna yakın ama tam olarak değil. Bu zarftaki derecelendirmenin anlamını ingilizcedeki bir kelimeyle daha iyi verebilirdim gibi geliyor. hemen hemen ya da neredeyse demek yetersiz. Hisleri anlatmada bir kaç dil birden kullanılmalı. Kelimeler yetmiyor bazen ya da ben iyi kullanamıyor olabilirim. Biz orada yürümeye başlamıştık.Elimi tutmuştu sanki ,ben öyle hayal etmiş de olabilirim.Hayal kurmaya ihtiyacı oluyor insanın.Saçlarım uçuşuyordu. Zemin beyazdı.Sanki ağlayacak gibi olmuştum.Neredeyse rüzgara kapılıp gidecekti içimdeki bir şeyler. O derece taşıyordu bedenimden hissettiklerim.Sonrası ne olacaksa? Saçlarım dağılıyor rüzgardan. Başka bir gün yine aynını yaptı onlar,ben de eşlik ettim. Saç telimizi koparsalar anlayacaklardı.Hayır bu yetmezdi. Zemin neden beyazdı? Bir açıklaması yok.Dünya neden üstüme geliyor. Ben bir şey yapmadım.
2 Temmuz 2009 Perşembe
yeni tanıştık?
soru işareti ve günlükler.
2001e ait anılarımı hatırlamak üzere defterimi elime aldım fakat yazdıklarım anlaşılmazdı.
bir halıdan söz ederken bir duvarın kırık parçasının içine hapsolmuş gibi hissederken kendimi(boşuk) kediler için kaygılanıyormuşum.bu da bir sonuçtur nihayetinde. bu da bir anı. yazılmış ve üstü örtülmüş. kedilere saygım ve sevgim sürmekte. mor rengine ilgimi yitirmedim.
ama değişen bir şeyler var. artık yazdıklarımdan bir şey anlaşılıyor sanırım.
o yazılardaki sembolleri ben bile çözemedim.
bir yazının girişi kaldı aklımda:" merba diye başlıycam ama merba diye başlamış olmak ve başlamış olmanın verdiği bir şeyler yok yani ne alaka sadece kalemin rengi için yazıyorum ve yalan söyledim dün"
yani nasıl bir kopukluksa zihindeki
hala böyleyim.
2001e ait anılarımı hatırlamak üzere defterimi elime aldım fakat yazdıklarım anlaşılmazdı.
bir halıdan söz ederken bir duvarın kırık parçasının içine hapsolmuş gibi hissederken kendimi(boşuk) kediler için kaygılanıyormuşum.bu da bir sonuçtur nihayetinde. bu da bir anı. yazılmış ve üstü örtülmüş. kedilere saygım ve sevgim sürmekte. mor rengine ilgimi yitirmedim.
ama değişen bir şeyler var. artık yazdıklarımdan bir şey anlaşılıyor sanırım.
o yazılardaki sembolleri ben bile çözemedim.
bir yazının girişi kaldı aklımda:" merba diye başlıycam ama merba diye başlamış olmak ve başlamış olmanın verdiği bir şeyler yok yani ne alaka sadece kalemin rengi için yazıyorum ve yalan söyledim dün"
yani nasıl bir kopukluksa zihindeki
hala böyleyim.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)