18 Şubat 2009 Çarşamba

çok az şey hatırlıyorum

-Çok az şey hatırlıyorum,neden?
-Bilmiyorum,ben de çok az şey hatırlıyorum.
-Çok az,azıcık. O kadar az ki 10 dakikalık bir zaman dilimini bile kapsamaz 3 seneden geriye kalanlar.
-Çok az şey hatırlıyormuşsun gerçekten.
-Bilmiyorum... tek perdelik bir oyundan bile kısa. 10 dakikayı geçmez. 10 dakika bile etmez. Neden? Neden?Neden?
-Hafızan kuvvetli olmayabilir.



-Saçmalama.
-Saçmalıyorum.
-Evet,kesinlikle!
bunlar hep gri bulutlar. hepsi gri bulutlar.


-sevdiğim bir renk bile kalmadı-
(sanki ölüyorum)



hiçbir şeyin anlamı yok.

her hangi bir yaşam alanında herhangi bir şekilde ve sürekli varolamıyorum.
tek emin olduğum bu.

geçmişimle aramda 10 dakikayı geçmeyecek bölük pörçük sahneler var.










Sonuç olarak: her şey o kadar yok ki. o kadar olur.

10 Şubat 2009 Salı

10 şubat bitti

ve değişen hiç bir şey yok.

5 Şubat 2009 Perşembe

bok surat

-Senin albümlerinin hepsi bende var. Fransızca olanlar bile.
-Bir albümde işe yarayan şarkı sayısı bir iki. İnsanlar niye para versin o albüme?

insanlar ve paraları sonsuz bir değere sahip.

oysa ki;

hepsi birer noktadan ibaret kendi bütünlükleri içerisinde.

hikaye belli,şarkının senaryosu başlı başına büyük bir iş!

-sanki ölüyorum.-

bir perşembe sabahı Dünya ölmekte.. insanlar etraflarına bakınmaktaydılar..

kimi öldürsem?hangi cansız varlığı?

düşün ki her gün uyanıyorsun , bir şeylere bakıyorsun , bir şeyler görüyorsn,görmek istemiyorsun. gömmek istiyorsun. müthiş bir sıkıntı besliyorsun içinde evrene karşı.

bir edebiyat uyarlamasının içinde ölesim var. aslında sadece ölesim var. her hangi bir duruma uyarlamaya gerek yok.. bunlar olacak!

-hadi ölelim.
-ölemeyiz
-neden
-çünkü Godot'yu bekliyoruz.


ben artk beklemiyorum. ölebilirz.
-nasıl.
-bir kalem bir de kağıt ile.

bir kalem ve bir kağıt ile nasıl ölünür.
-ölünmez.

napılır.

bilmem.