Oturuyorduk ve bir yerlerdeydik ama ne bilmiyorum,neresi veya kim,kimse yok aslında. Orman gibi de değil,neden oluyor bu bana? Bana ne olduğunu da bilmiyorum. Uzanıyorum ve mutsuzluk . ve bu bir tercih; mutlu da olabilirim pekala ama mutsuzluğu tercih ediyorum. Yüz kaslarıma eziyet olsun diye. Sigara içen bir kadın.tahta ve masa ve hayaletler. Dış dünya ile iç dünya arasındaki sınır kalkmak üzere ve bir beyin sızısı yok. Sadece ifadesizlik yığını,karışık her şey. Havada küçük beyaz noktalar görüyorum,nokta zaten küçük olur. Budist misin? Hayır. Reankarnarson da nesi? Post modern bir dünya bu. Ama dünya. Neresinden baksan dünya; yarısı yenmiş devler tarafından,virüs yayılıyor. kusma ve ishal. Bir büyü yapıldı ve gerçek gözleri önünde artık. Çürüyoruz kısaca;nedenli ve nedensiz. Bir boşluk ve düşmanlık ille de. kendi kendimizin düşmanıyız fakat etrafımızdakilerle savaşıyoruz. İşte adalet böyle yok oldu. Dünyanın yarısı böylece bir dev tarafından ısırıldı. Bir kelebek kanat çırptu ve işte bunlar oldu. O kelebeği ben o an yakalasam yine bunlar olurdu,kimler ölürdü? neden. bugün her şeyden nefret ediyorum.Gözler kalbin aynasıdır,dediler. Aklımda kaldı. İman eksikliği,oysa peygamber gibi biriydi. Defterler,yazılmak için defterler. Okunmak için yazılar. Yazılmak için defterler,defterler için kağıtlar,kağıtlar için kalemler,kalemler için tahtalar,tahtalar için ormanlar,ormanlar için hassasiyet,hassasiyet için sevgi,sevgi için?
buna cevap bulamıyorum.ve oturuyorduk.Karıncalar geziniyordu oturduğumuz yerde.Zemin beyazdı.Ev mi sokak mı bilemiyorum. Yürümeye başlamıştım. Ev olamaz ama ben beyaza kitlenmiştim.Zemin beyazdı. Onlar bir şey tüketiyordu,zararlı. Kimyalarını bozmak için. beyin fonksiyonlarına bir isyan. Huzur verecek bir müziğe tahammülüm yok şu an. Neşeye de. Bir o kadar kedere de. Neye tahammülüm var ben de bilemedim. Hiç bir şarkıyı dinleyemiyorum. Neredeyse varoluşsal bir kriz. Hemen hemen buna yakın ama tam olarak değil. Bu zarftaki derecelendirmenin anlamını ingilizcedeki bir kelimeyle daha iyi verebilirdim gibi geliyor. hemen hemen ya da neredeyse demek yetersiz. Hisleri anlatmada bir kaç dil birden kullanılmalı. Kelimeler yetmiyor bazen ya da ben iyi kullanamıyor olabilirim. Biz orada yürümeye başlamıştık.Elimi tutmuştu sanki ,ben öyle hayal etmiş de olabilirim.Hayal kurmaya ihtiyacı oluyor insanın.Saçlarım uçuşuyordu. Zemin beyazdı.Sanki ağlayacak gibi olmuştum.Neredeyse rüzgara kapılıp gidecekti içimdeki bir şeyler. O derece taşıyordu bedenimden hissettiklerim.Sonrası ne olacaksa? Saçlarım dağılıyor rüzgardan. Başka bir gün yine aynını yaptı onlar,ben de eşlik ettim. Saç telimizi koparsalar anlayacaklardı.Hayır bu yetmezdi. Zemin neden beyazdı? Bir açıklaması yok.Dünya neden üstüme geliyor. Ben bir şey yapmadım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder